Ayça Pars cemaatin yapısını anlattı

Ayça Pars cemaatin yapısını anlattı


27.02.2020 - 11:25 - 1 327
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font

Etkin pişmanlıktan yararlanan Ayça Pars cemaatin yapısını anlattı. Pars, Adnan Oktar’ın kendilerine “Bana itaat eden Allah’a itaat eder" dediğini, sorgulanmayacağını söylediğini, mini etek giyilmesini istediği gibi birçok detayı savunmasında ifade etti.

 

Pars, Adnan Oktar'ın emriyle cemaat üyelerinin sadece zorunlu işlerini yapmak için dışarı çıkabildiklerini öne sürdü.

 

Mahkeme Başkanı Mehmet Galip Perk, örgüt üyelerine ait evleri sorunca Pars, “Adnan Oktar'dan habersiz ben saçıma toka bile alamam. Böyle bir ağ vardır. Gayrimenkul almak vesaire böyle bir şey mümkün değil. Tek kişi üzerine ev alınmaz zaten. Adnan Oktar ‘Şunların üzerine ev yapın der' onun üzerine ev yapılır. Bizim üzerimize bir araba yapabilirler fakat evi birkaç kişi üzerine yaparlar.” cevabını verdi.

 

ÖNCE ‘ADNAN’ SONRA ‘AŞKIM’ DEMEMİZİ İSTEDİ

 

Örgüte 1989 yılında girdiğini belirten Pars, “Bizim eskiden kıyafetlerimizin renkleri bile sayılıydı. Çekici olmayalım, hatlarımız belli olmasın, diye erkek gömlekleri giyerdik. Oktar'ın talimatıyla kadınlar bu hale geldi. Adnan Oktar'a yönelik yapılan danslar vesaire çıplaklıktan öte müstehcendi. Sebebi Oktar'ın ilgi odağı olarak gösterilmek istenmesiydi. Biz eskiden ‘hocam’ diyorduk, sonra ‘Adnan’ dememizi istedi. En son da ‘aşkım’ demeyen dayak yiyordu. Zoraki bir şekilde herkesi alıştırdı. O pozların yanında ayet paylaşıp da ‘İslam'da kadın böyle olur’ demelerini ben kabul edemedim.” dedi.

 

MİRASI ÖRGÜTE KAYDIRMAK İÇİN SAHTE EVLİLİK YAPTILAR

 

Adnan Oktar'la kadınların yazı yoluyla iletişime geçtiğini aktaran Pars, “Oktar genelde kimseyi dinlemezdi. Bayanlar yazı yazarken mutlaka ‘Aşkım' ya da ‘Sevgilim' kelimesini kullanmak zorundadır. Eğer yazmazlarsa Oktar, ‘Neden böyle soğuk mektup yazıyorsun' diye kızardı.” dedi.

 

Pars savunmasında Oktar'ın imam nikahı olan herkesin boşanmasını istediğini belirterek “Çeşitli durumlardan dolayı ailesinden kopartılan kişiler örgüttekilerle evlendirildiler. Bunlar hiçbir şekilde bir araya gelmediler. Tamamen kağıt üstünde bir evlilikti. Mirasını ailesine kaptırmayıp örgüte kaydırmak için böyle bir şey yaptılar. Gerçekçi olması için suni düğün fotoğrafları çekildi. Normalde göz göze gelmesi gerekiyorken fotoğraflarda birbirlerinin alınlarına bakıyorlardı. Telefon görüşmesi bile aralarında yasaktı” şeklinde konuştu.

 

ERKEKLER SİLAHLA NÖBET TUTARDI

 

Pars savunmasını şu şekilde sürdürdü: “Hem bayanlarda hem de erkeklerde düzenli nöbet sistemi vardır. Dragos'taki villada Adnan Oktar uyurken dışarıdan gelen gruplar nöbet tutarlardı. Erkeklerde ‘Nöbetçi kardeş' diye bir tabir vardır. Silahlı olarak nöbet tutarlardı. Mutlaka silahlı bir kardeş olurdu. Silahlı olan kişi orayı terk edemezdi.

 

OPERASYON OLACAK DİYE BİLGİSAYARLARA FORMAT ATTILAR

 

Bilgisayarlara format atılmasını da anlatan Pars, “Serap Akıncıoğlu tüm bilgisayar işlerini yapan kişiydi, hatta Seda Bozkurt adını kullanır. Ara ara operasyon olacak diye haber geliyordu bize ve formatlar atıldı. Önemli kişiler harddisklerini tamamen değiştiriyordu. Herkesin bilgisayarını dolaşarak arka plan temizliği yapıldı. Örgütteki kişilerin ailelerine genelde cinsel içerikli iftiralar atılıp küçük düşürülürdü. Aileler çocuklarını görmek istiyordu ama örgüt izin vermiyordu. Adnan Oktar ailelerine hakaret ettiriyordu çocuklarına” dedi.

 

OKTAR NE DERSE O OLUR

 

Pars televizyon programlarıyla ilgili ise şunları dile getirdi: “Oktar bazı kişiler için yayında bacaklarını açarak oturmasını ya da iç çamaşırı giymemesini istedi. Belli bir tarihten sonra bayanlar yayına çıkmamaya başladı. Hiç kimseyi göstermediğim için bayanlar o şekilde duruyorlardı. Örgüt içerisinde tüm mal varlığı Adnan Oktar'ın kontrolündeydi. Kim saçını hangi renge boyattı, ne yaptı hepsi kurallıdır. Evde kimin kalacağını söyleyen Oktar'dır. O ne derse o olur.”




Yorum gönder

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha

YORUMLAR

Toplam: | Gösteriliyor:


cron